January 10, 2011
bilog
0 yorum

Biliyorsunuz ki blog okuyucularımızın çekmediği fotoğrafları paylaşmak çokça yapmadığımız bir şey. Fakat bu yola başvurarak çoğu sarı kırmızı şeyin, özellikle Galatasaray’a özgü logoların hakkında yazamadığımızı farkettim. Bazı istisnalar ile karşınızdayım. Bugünkü istisnamız: GSNET
GSNET, Galatasaray’ın TTNET ile iş birliği yaparak ortaya çıkardığı bir proje. İsmini duyunca ilk aklımıza gelen şey aslında evet, farklı bir internet pakedi/tarifesi/sistemi (ne deniyorsa ona işte yahu). İlk akla gelen şey olması bakımından güzel isim seçmişler diyebiliriz. Alternatifi de çok yoktur zaten :)
Her zaman söylerim, takımımın çıkardığı hizmetlerden ihtiyacım olmayanı kullanan bir adam değilim. Bazıları bir ihtiyaç da yaratabilir daha önceden olmamasına rağmen. Zaten içinde bulunduğumuz dünyanın düzeninde bu var biliyorsun sayın okuyucu. Bir de olayın diğer yönü var, zaten hali hazırda kullandığım ürünler-hizmetler gönül verdiğim kulübümün de hizmet verdiği sektörler arasında olabiliyor.
Bu duruma iki örnek verebilirim. İlki: GSBonus (Onun da logosunu paylaşırız, ondan bende var fotoğrafını çekerim bu sefer! :). Bir kredi kartı bu, sokaktan adam çevirsen 10 kişiden 9′unda var olan şey. Kulüp diyor ki “madem bundan kullanıyorsun, gel kulübününkini kullan. Bize de katkı sağlamış ol.” Zamanında çok kızdığım yönleri olsa da böyle düşününce gayet mantıklı bir yere oturuyor sistem. Cüzdanımda birden çok kart olmasını da engelliyor (Yazar burada taraftar kart gibi uygulamalardan dem vurdu). Bir diğeri ise GSBilyoner. Hali hazırda zaten internetten bahis oynayan Galatasaray taraftarına “gel benim sayfamdan oyna” diyen bir kulüp, şüphesiz ki mantıklı bir iş yapmıştır ve hatta iyi bir ek gelir yaratmıştır (Keşke bunların istatistikleri de bizimle paylaşılsa be, kulüp burdan ne kadar kazandı vb.).
Bu iki hizmeti bir kenara bırakırsak, kafamda mantık çerçevesinde cuk diye oturan bir diğer hizmet olarak GSNET’i görüyorum hakkaten. Zaten halihazırda hepimiz internet kullanıyoruz. Tarifeler de birbirine yakınken, kulübe katkı sağlayacak olan bir pakede geçmek gayet düşünülebilecek bir şey. Bir sitesi var mı diye baktım burayı buldum: http://www.ttnet.com.tr/gsnet Bu tip bir hizmet alacaksam Galatasaraylı olmamla ilgili ne yapıldığına bakarım biraz ben (GSBonus’da en çok irdelediğim şey buydu mesela). 1905 WiFi dakikası hediye edilmiş kullanıcılara. Ülkenin en eski ve köklü kulüplerinden olmanın dezavantajı olarak bunu sayabilir miyiz acaba? :)
GSNET’in özellikle yeni internet bağlatan Galatasaray taraftarını oldukça çekeceğini düşünüyorum. Şu anda başka tarifeler kullananların GSNET’e geçmemelerinin en büyük nedeni büyük ihtimalle üşengeçlik olacaktır. Onları da çekmek için özel bir şeyler lazımdır. Nası anlatsam, bilemedim. İnternet diyorum, “özel bir şeyler” diyorum. Ayarlasınlar bunları :)
Bir sonraki Galatasaray logolarımız paylaşımımızda buluşmak üzere esen kalın.
December 24, 2010
pre
0 yorum

Bu da fena dertti benim için. pre İngiltere’de yakalamış bu anı. Teşekkürler kendisine.
November 30, 2010
benjcev
1 yorum

benjcev Berlin’den bildirdi:*
- Olm burda metrolar sarı kırmızı koş koş!!
- Ne koşcam fotosunu at.
- He tamam.
Attı sağolsun. Ne ayaksın Berlin, alakan ne sarı kırmızı ile? Ha?! Neyse, sağol benjcev . O blogu aç bak! (:
*Sohbet tamamen kurgudur. Zaten farkındaysanız, çok saçma. Kuramıyorum kurgu.
November 23, 2010
Erhan
0 yorum

Erhan‘dan nokta atışı. tic-tac da modaya uymuş diyelim (: Severdik, şunu görünce daha çok sevdik.
Erhan bana bu fotoyu Twitter’dan şeyaptı. Öyle de bir yolu var tabi fotoğraf göndermenin. Bilelim.
November 21, 2010
Çağlar Bakiler
0 yorum

Fotoğraf Şikago’dan. Taa oralardan bir takipçimizden. Bina ne binası bilemiyorum (bilgisi olanı yorumlar bölümüne alalım) ama yeni stadın tepeleri şöyle bir şeyler yapılarak güzelleştirilse sanki, iyi mi olur diyorum.
Teşekkürler Çağlar.
November 9, 2010
bilog
0 yorum
Selamlars,
3-5 kişinin bildiği gibi (“birçoğunuzun” demeye gerek yok, 3-5 kişisiniz işte!) bu hafta başından itibaren farklı bir şirkette çalışmaya başladım. Bas bas bağırdım sosyal medyalarda, görmüşsünüzdür.
Hatta bas bas bağırmalarımı gördüyseniz bunu da görmüşsünüzdür:

Doğru tahmin ettiniz. Gördüğünüz bu şey, yeni iş yerimdeki ilk günümde kargoylan geldi bana. Bir hayırlı olsun hediyesi. Gördüğünüz gibi “ÖZEL BİRİNDEN”. Yani bir “bu çocuk taken” hediyesi. Sağolsun. İçindekiler ise sarı ve kırmızı renklere sahip kekler. “”"”Hmm yoksa bu kişi bu blogu bilen biri mi??”"”" Afiyetlen yedik yedik bitiremedik. Öldük diyebilirim sana “ÖZEL BİRİ”!
Kekler bitti. Ortalık temizlendi ve ta daaaa! Ortaya bu çıktı:

ÖZEL BİRİ işini biliyor. Sayesinde sarı kırmızı bir (bence) mısır gevreği kasem oldu ^^
Bu arada yoğun istek üzerine gelen pakedin üzerindeki notta ne olduğunu açıklamak zorunda kalıyorum:

Düşün artık ne hallerdeyim! Teşekkürler! Onlar kendini biliyor ;)
November 4, 2010
gogounsel
0 yorum

Daha önce zajebiście dostumuz göndermişti boğaz köprüsü sarı kırmızıyken fotoğraflayıp. Fakat bu ayrı, bu 29 Ekim patlamaları ortalığı yıkmalarından bir an. Burada paylaşmak için biraz geç oldu ama, eh oldu ama napalım (:
gogounsel‘e teşekkürler. Fotoğrafı Flickr grubumuza yüklemiş. Oradan şeyaptık. Çok güzel çekmiş +rep!
November 1, 2010
demiycem
0 yorum

“Bu kaçıncı çiçek?!!” demeden önce fotoğrafa bakın, çiçeği görün, açıya bakın bi’ kardeşler! (:
demiycem‘den geldi bu paylaşım. Ardı kesilmesin, teşekkürler kendisine.
October 9, 2010
bokbocesii
0 yorum

Sarı kırmızı hareket her yerde gördüğünüz gibi! (Blogun ismi sarı kırmızı hareket de olabilirmiş aslında şu an çaktı bak kafada!) Yeni dostumuzun ismi bokbocesii. Kendisine bu fotoğraf için teşekkür edelim. Bizce bu fotoğrafı Galatasaray dergisine de göndermeli :)
Yeni paylaşımlarını bekliyoruz bokbocesii.
October 5, 2010
cansucansu
0 yorum

Dinazorun kendisi değil de, fotoğrafın açısı korkutucu. Flickr’daki SARI KIRMIZI ŞEYLER grubumuza cansucansu‘nun katkısı bu fotoğraf. Teşekkürler kendilerine!