SARI KIRMIZI İNTERNET: GSNET!

Biliyorsunuz ki blog okuyucularımızın çekmediği fotoğrafları paylaşmak çokça yapmadığımız bir şey. Fakat bu yola başvurarak çoğu sarı kırmızı şeyin, özellikle Galatasaray’a özgü logoların hakkında yazamadığımızı farkettim. Bazı istisnalar ile karşınızdayım. Bugünkü istisnamız: GSNET

GSNET, Galatasaray’ın TTNET ile iş birliği yaparak ortaya çıkardığı bir proje. İsmini duyunca ilk aklımıza gelen şey aslında evet, farklı bir internet pakedi/tarifesi/sistemi (ne deniyorsa ona işte yahu). İlk akla gelen şey olması bakımından güzel isim seçmişler diyebiliriz. Alternatifi de çok yoktur zaten :)

Her zaman söylerim, takımımın çıkardığı hizmetlerden ihtiyacım olmayanı kullanan bir adam değilim. Bazıları bir ihtiyaç da yaratabilir daha önceden olmamasına rağmen. Zaten içinde bulunduğumuz dünyanın düzeninde bu var biliyorsun sayın okuyucu. Bir de olayın diğer yönü var, zaten hali hazırda kullandığım ürünler-hizmetler gönül verdiğim kulübümün de hizmet verdiği sektörler arasında olabiliyor.

Bu duruma iki örnek verebilirim. İlki: GSBonus (Onun da logosunu paylaşırız, ondan bende var fotoğrafını çekerim bu sefer! :). Bir kredi kartı bu, sokaktan adam çevirsen 10 kişiden 9′unda var olan şey. Kulüp diyor ki “madem bundan kullanıyorsun, gel kulübününkini kullan. Bize de katkı sağlamış ol.” Zamanında çok kızdığım yönleri olsa da böyle düşününce gayet mantıklı bir yere oturuyor sistem. Cüzdanımda birden çok kart olmasını da engelliyor (Yazar burada taraftar kart gibi uygulamalardan dem vurdu). Bir diğeri ise GSBilyoner. Hali hazırda zaten internetten bahis oynayan Galatasaray taraftarına “gel benim sayfamdan oyna” diyen bir kulüp, şüphesiz ki mantıklı bir iş yapmıştır ve hatta iyi bir ek gelir yaratmıştır (Keşke bunların istatistikleri de bizimle paylaşılsa be, kulüp burdan ne kadar kazandı vb.).

Bu iki hizmeti bir kenara bırakırsak, kafamda mantık çerçevesinde cuk diye oturan bir diğer hizmet olarak GSNET’i görüyorum hakkaten. Zaten halihazırda hepimiz internet kullanıyoruz. Tarifeler de birbirine yakınken, kulübe katkı sağlayacak olan bir pakede geçmek gayet düşünülebilecek bir şey. Bir sitesi var mı diye baktım burayı buldum: http://www.ttnet.com.tr/gsnet Bu tip bir hizmet alacaksam Galatasaraylı olmamla ilgili ne yapıldığına bakarım biraz ben (GSBonus’da en çok irdelediğim şey buydu mesela). 1905 WiFi dakikası hediye edilmiş kullanıcılara. Ülkenin en eski ve köklü kulüplerinden olmanın dezavantajı olarak bunu sayabilir miyiz acaba? :)

GSNET’in özellikle yeni internet bağlatan Galatasaray taraftarını oldukça çekeceğini düşünüyorum. Şu anda başka tarifeler kullananların GSNET’e geçmemelerinin en büyük nedeni büyük ihtimalle üşengeçlik olacaktır. Onları da çekmek için özel bir şeyler lazımdır. Nası anlatsam, bilemedim. İnternet diyorum, “özel bir şeyler” diyorum. Ayarlasınlar bunları :)

Bir sonraki Galatasaray logolarımız paylaşımımızda buluşmak üzere esen kalın.

GS DERGİNİN KARDEŞ BLOGU…

Sevgili Beyza Büyüker, bu güzel tuzluklarının fotoğrafını daha önce bize göndermişti. Sonra Galatasaray dergisine de göndermek istedi. Ben de selamımı da söyle dedim (Dergi bizim ya). Onlar da benim bu selamımı karşılıksız bırakmamışlar.

Kardeş blogdan abi dergiye selamlar! ;)

Bilal

SARI KIRMIZI KUPA

Sarı Kırmızı Kupa! İşte bu fotoğraftaki! Nası yani, sence değil mi? Dostum, bakıyorsun ama göremiyorsun. İçine sıcak su koyuyoruz veeee…

ta daaa!

Tamam komple sarı kırmızı değil. Ama çizgileri var güzel güzel. Parçalı. Di mi?

Galatasaray Sporcular Derneği’nin hediyesi bu güzel kupayı bize tanıttığı için Zeynep Mengi‘ye çok teşekkür edelim. Ederim!

SARI KIRMIZI ŞEYLER GS DERGİ’DE!

Bu blogu açarken nereden esinlendiğimi daha önceden yazmıştım. Galatasaray Dergisi’nin “hayatın içinden sarıkırmızı” adını verdiği sayfalarından. Yıllar önce yapıyorlardı bunu. Geçen aylardan birinde dergiyi satın aldığımda “sarıkırmızı hayat” adını vererek tekrar aynı konsepti başlattıklarını gördüm. Naaptım? Mail attım tabi.

TIK TIK

Dedim ki, “benim bu sayfalardan esinlenerek yarattığım bir blogum var. Sarı kırmızı fotoğrafları paylaştığım bir blog. Uzun süredir de ben çekmiyorum. Okuyucuları atıyor. 90 küsür tane attılar şu ana kadar, hala arşivde paylaşmadıklarım var. Yakında 100lenecek :) Belki ilgilenirsiniz diye atayım dedim.” Ve beraberinde sayfada gördüğünüz ve bana pre‘nin hediyesi olan kendimin çekmiş olduğu sarıkırmızı bilyeler fotosunu da attım. Geçen ay yayınlanmamıştı, bu ay çıkmış. Hem de beni “dumur” eden bir yazıyla. Tabir kendilerinin, “Bilal Gül’den gelen şu mektup, doğrusu bizi dumura uğrattı” Valla okuyunca ben de dumura uğradım :) Taraftar gibi yazmışlar yazıyı vesselam. Bir de yazdığım mailin tamamını, tas tamam eklemişler altına. Hiç değiştirmeden. Bilseydim daha güzel de yazardım hani. Neyse. Böyle oldu yani :)

Fotoya tıkladığınızda da göreceksiniz. Yazıda demişim ki, şu anda başkalarından gelen fotolar 90′larda, yakında 100′lenecek. O gün onu demiştim. Bugüne bakarsak, sizden gelen fotolar 99 oldu. 100. foto da hazır bekliyor. Hem de çok güzel bir foto. Koymak için sabırsızlanıyorum. Çünkü o fotoyu da paylaştıktan sonra sizden gelen 100 fotoğraf şerefine küçük bir yarışma yapmayı düşünüyorum. Ve kazanana “NABER?” demeyi. Şaka şaka. Hediye vercem. Valla bak :) Bir değişiklik de blogun temasında olabilir. Bazı şeyleri değiştirmeyi düşünüyorum. Güzel olacak güzel!

Konuya bir geri dönüş yaparsak, Galatasaray hakkında yazdığım bir blogumu tanıtsalar bu kadar sevinmezdim. Çünkü onu tanıtmaları ve yer vermeleri normal. Fakat Sarı Kırmızı Şeyler gibi oluşumlara yer vermeleri oldukça heyecan verici bence, bu oluşumun da benim blogum olduğunu bilmem apayrı bir güzellik. Az emek yok burda. O kadar adam amma foto göndermişsiniz. Yuh size be! :)

Bu arada beilrtelim, bir sonraki ay çıkacak sayıda da blogu tanıtan bir yazı yazacaklarmış. Tabi onu da buradan duyuracağızdır.

YUBBİİEEE!!!!

SARI KIRMIZI TIRNAKLAR

İlk gördüğümde vaoouuuuvvv dediğim bir foto geldi sarıkırmızı diyarımıza. sinem tırnaklarının her birinin yarısını sarıya diğer yarısını kırmızıya boyar. Parçalıyı giyip fotoda onun da çıkmasını sağlar. Mesaj veren, gelenekleri hatırlatan foto.

Parçalı tırnaklı sinem, çok sağol! :) Bu blogun en güzel fotoğraflarından biri oldu bu.

SARI KIRMIZI KASET


“İşte Galatasaray” albüm kasedinin bu renklere sahip olduğunu biliyor musunuz? Başka ne renklere sahip olacaktı ki!

Albümün içeriğine ve kendisine ultrANIL07‘nin verdiği bilgilerden ulaşabilirsiniz. Yes, albüm onun :) Teşekkürler!

SARI KIRMIZI ASKI

Bu çok güzel bir şeymiş. Bir kulübün yaptırdığı aksesuarlar bakımından yani. Hiç sevmem bunu takmayı da, takanları da aslında :) Ama farklı. Ben gittiğim ya da çalıştığım bazı festivallerde çeşitli markaların yaptırdıklarını hep alırdım. Hala durur çekmecemde. Galatasaray’ın da yaptırmasına çok sevindim. Galatasaray Dergisi hediye etmiş. Üzerinde yazanlardan yola çıkıyorum, 100. yılımızda yapmış bunu büyük ihtimal. Ama o 100.yıl logosunu göremiyorum üzerinde. Bunu verdiklerinde daha logo mu belli değildi? HE?!

Bir de ben olsaydım kırmızı yapardım bunu. Kırmızıyız biz kardeşim. Ne de yakışırdı böyle bir aksesuara kırmızı. Di mi sinem? sağol sinem! :)

SARI KIRMIZI SAAT

Hani bu blog Galatasaray’ın resmi ürünlerini koymuyordu bloguna? Hmm. Yeni bir tanım getirmem lazım bu tip durumlarda. Hemen deneyelim: “Galatasaray’ın ürettiği şeylerden sadece sevdiklerim bu blogda yer alabilir.” Evet, müthiş oldu :)

Bu saat, sabahları çaldığında sinirlendiyseniz duvara fırlatamayacağınız cinsten. Tapılası.

Ben olsam saati 20.45′e ayarlayıp çekerdim. Sanattan anlayan var, anlamayan var işte :) Anlayan sinem‘e teşekkürler.

SARI KIRMIZI BİLEKLİKLER

Galatasaray’ın ürettiği bileklikleri daha önce benim kolumda görmüştünüz bu blogda. Artık onun zamanı geçti. Bunlar yeni modellerden. İnce. Hanım kızlarımıza göre :) Üzerinde de görüldüğü üzre sarı ve kırmızı olanlarında “Sarıyla Kırmızıyla Alnımızın Akıyla”, siyah olanının üstünde “Kalplerde Yıldız Gönüllerde Ay Şampiyonsun Galatasaray” yazıyor. Evet, siyah olanı var bu bilekliklerde. Bu da ayrı bir tad getiriyor yeni bilekliklere.

Teşekkürler sinem. Bu blog bir gün para kazanınca hediye gönderilecekler listesindesin :)

SARI KIRMIZI ŞEYLER

Benim bu blogda yaptığım şeyi birkaç yıl önce Galatasaray dergisinin yaptığını bilmeyen var mı? Vardır. O yüzden eskilerden üç sayının “hayatın içinden sarıkırmızı” adını verdiği sayfalarını buraya koyalım.

Buyrunuz;

Nisan 2003(Sayı 10)
Mayıs 2003(Sayı 11)
Ekim 2003(Sayı 15)

*Büyütmek için fotoların üstüne tik tik yap.

Sonuncu sayfaya dikkat ederseniz “Kadıköy’ün içinden SarıKırmızı…” yazıyor.

Çok anlamlı :)